En Anlamlı Sitem Sözleri

tarafından
65
En Anlamlı Sitem Sözleri

En Anlamlı Sitem Sözleri

Beni ben yapan şeyler, seni sen yapmaya yetmeyebilir.

Gitmek gerekir bazen fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.

Şimdi ne bugünsün ne de yarın. Olsa olsa sadece yarım. Ya da eksilen yanım.

İstenmediğim gönülde gölgemi bile bırakmam ben.

Madem gidiyorsun bura son durak ne adres, ne mektup, ne resim bırak, kendinden bir parça bir cisim bırak, saçından birkaç tel ver de öyle git

Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin, olsun. Bilirsin severim balıkları…

Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde.

Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a görecek günler var daha aldırma gönül, aldırma.

Karşılık beklemeden, sitem mitem etmeden razı olup her şeye, kapris mapris demeden sabah akşam gece gündüz hiç şikâyet etmeden, kulun oldum kölen oldum hiç başına kakmadan.

Gönül mahzun, gözlerimin şavkı yok, senin için söylenmedik şarkı yok, suskunluğun dargınlıktan farkı yok, bir şey söyle, sitem olsun naz olsun. 

Gayr ile her dem nedür seyr-i gülistân etdüğün bezm urup halvet kılup yüz lutf u ihsan etdüğün ahd bünyâdın mürüvvetdür mi virân etdüğün kanı ey zâlim bizümle ahd u peymân etdüğün -Fuzuli

Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar, değirmen misali döner başım, sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın…

Ben ne yaptım kader sana, mahkum etti beni bana, her nefeste, bin sitem var, şikayetim Yaradan’a, şikayetim Yaradan’a.

Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usül? Yüreğin attıkça beni hatırla! 

Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

Sitem bu sitem seni benden çalana, seni benden ayırana sitem. Başka kollarda olduğun, beni ayyaş yaptığın, dipsiz kuyuya attığın için sitem. 

Benden anlamadın şiirden anla senin gülüşünle yaşadığımı akşamı ettiğim senden kalanla sabaha seninle başladığımı benden anlamadın şiirden anla

Sev öyle sev ki kalmasın sende gurur, gururun başladığı yerde sevgi son bulur.

Hayatta dört yanlış yaptım; doğmak, yaşamak, büyümek ve umutlara sarılmak, bir tek şeyi doğru yaptım o da seni sevmek ama unutmuşum güzelim dört yanlış bir doğruyu götürdü…

Ardımdan bir damla yaş dökeceksen adımı andıkça ah ah çekeceksen kabrime bir gonca gül dikeceksen ne olur yaşatma vur da öyle git 

Pişmanlık duyarda dönersen geri gel de gör aşkından kalan eseri seyret ateşinin düştüğü yeri hasretin zulmünü gör de öyle git

Aşkımız için kan dökmemi istiyorsan sana dünyanın şah damarını keserim ille de senin kanın olacak diyorsan mühim değil ben seni toprakta da severim.

Bulunmaz bir güzel gibisin ama yüreğin taş gibi yüzün kusursuz. Bakışın dünyaya değerdi ama tüh ki taşıdığın kalbin namussuz…

Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında gecikmiş… İnce… Güzel ve uzak… Biraz da kendime istemiştim sevgi adına

Yağmur, mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsun aldırmıyorum. Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum…

Sevmez olsaydım seni o yalancı gözlerini, sevmez olsaydım seni o ipek saçlarını tutmaz olsaydım o pamuk ellerini. İnanmasaydım o yalancı gözlerine!